Gezilecek Yerler

Alexandria Troas Ören Yeri

Alexandria Troas Ören Yeri 1400 1050 Küçükkuyu Tanıtım Sitesi


Alexandria Troas Ören Yeri

Alexandria Troas Antik Kenti, Ezine İlçesi, Dalyan Köyü sınırları içerisinde Kestanbolluk mevkiindedir. MÖ.310 yılında Büyük İskender’in komutanlarından Antigonos Monophtalmos tarafından “Antigoia” kenti olarak kurulmuş ve Büyük İskender’in ölümünden sonra Lysmimakhos tarafından Troas’daki İskender’in kenti anlamına gelen “Aleksandria Troas” olarak ismi değişir.

Kent tamamen planlanarak kurulmuş tapınakları, küçük hamamı, stadyumu, çeşmesi, taş döşeli caddesi, tiyatrosu ve suyolu ve limanı ile önemli bir yerleşimdir. Kent içinde ayakta kalmış yapılardan biri de “Herodes Atticus Gymnasiumu”dur. Anadolu’nun en büyük gymnasyumlarından biri olması ile önemlidir.

Kent çizilen planına göre 390 hektarlık bir alanı kaplar ve 8 km uzunluğunda sur duvarları izlenebilmiştir. Yapılan çalışmalarda Alexandria Troas Antik Kenti’nin Anadolu’nun en büyük kentlerinden biri olduğu görülmüştür. Kazı çalışmaları halen Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erhan ÖZTEPE başkanlığında sürdürülmektedir.


Alexandria Troas Fotoğrafları


Alexandria Troas Nerede? Nasıl Gidilir?

Şahindere Kanyonu Cam Seyir Terası

Şahindere Kanyonu Cam Seyir Terası 1500 1124 Küçükkuyu Tanıtım Sitesi

Yapımına 2019 yılının temmuz ayında başlanan ve doğa harikası Şahindere Kanyonu’nu çok güzel bir açıdan görebilmemize imkan sağlayan cam seyir terası şuan için ziyarete açık değil ama 2021 yılının nisan sonuna doğru açılması planlanıyor.



Doyran Köyü’nün içinden 8 km’lik bir toprak yoldan giderek seyir terasına ulaşabilirsiniz. Fakat yolun çok bozuk olduğunu söylememiz gerekiyor. Seyir terasının faaliyete geçmesiyle birlikte yolların da onarım yapılacağını ve ulaşımın kolaylaşacağını öğrendik.

Şahinderesi’nin zemininden 586 metre yükseklikte yapılan seyir terası, Kazdağlarının güzelliklerini cömertçe sergilediği bir konumda bulunuyor. Turizm açısından oldukça rağbet göreceği düşünülen seyir terasının giriş ücretini şuan için bilmiyoruz. Fakat izleme noktasında bir gişe olduğunu ve ücretli bir şekilde kullanıma açılacağını söyleyebiliriz.

Kazdağı Milli Parklar Şefliği ve Edremit Belediyesinin ortaklaşa yaptığı projeye Güney Marmara Kalkınma Ajansından (GMKA) 1,5 milyon liralık bir hibe kredisi alınmış, 1 milyon lira da Edremit Belediyesinin bütçesinden kaynak aktarılmış.

Bölgemize hayırlı olmasını temenni ederiz.

Kemerdere

Kemerdere 2000 1499 Küçükkuyu Tanıtım Sitesi

Kemerdere; Çanakkale’nin Civler Köyü’nün bir mahallesidir. Troya bölgesinin tarihi ve kültürel değerleri arasında yer alır ve doğaseverlerin uğrak yeridir.



Bölgede bulunan su kemerinin tarihi Antik Roma dönemine uzandığı söyleniyor. Milattan Önce 753-Milattan sonra 476 yılları arasını kapsayan Erken Roma döneminde inşa edilen su kemeri, yıkılan Troya antik kentinin bulunduğu bölgeye su götürmek için yapılmış. Binlerce yıldır yıkılmadan bugüne uzanan tarihi su kemerine, 2021 yılında restorasyon çalışması yapılmakta. Yayınlamış olduğumuz drone çekiminde restorasyon çalışmalarını görebilirsiniz.

Kemerdere mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri. Bu bölgede piknik yapabilir, gölette serinleyebilir, doğa ile iç içe güzel bir zaman geçirebilirsiniz.

Küçükkuyu’ya yaklaşık 70 km uzaklıktaki bu saklı cennete 40-45 dakikada varabilirsiniz.
Siz de Kemerdere’nin bulunduğunuz yere olan uzaklığını aşağıdaki linke tıklayarak hesaplayabilirsiniz; https://maps.google.com/maps?daddr=39.93058934105469,26.35831342711216

Kemerdere, Ovacık ve Kayışlar köyünün dağlarından gelen derelerden besleniyor. Sarp ve kayalık arazinin üzerine kurulan su kemerinin altından akan su kayaları biçimlendirmiş ve oyuklar oluşturarak gölet meydana getirmiş. Göletten de akan Kemer deresi, Kemerdere barajını oluştururken dere Akçeşme ve Akçapınar köylerini bölerek Küçükmenderes çayına katılıyor. Küçükmenderes de Çanakkale Boğazı’na dökülüyor.

Troya Müzesi

Troya Müzesi 1919 1080 Küçükkuyu Tanıtım Sitesi

Troya Müzesi, Çanakkale İli, Merkez İlçesi’ne bağlı Tevfikiye Köyü sınırları içinde yer alan, UNESCO’nun 1998 yılında Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aldığı, Troya Antik Kenti girişinde yer almaktadır. 3.000 m2 sergi salonu, 11.200 m2 kapalı alana sahiptir. İnşasına 2013 yılında başlanılmış, 2015 yılında duran çalışmalara 2017 yılından bu yana devam edilmiş ve 2018 yılı Ekim ayında açılmıştır.



Müze ziyareti rampadan inerken başlamaktadır. Rampanın duvarlarında bulunan nişlerde Troya’nın farklı katmanları; mezar taşları, büyük boy heykeller, sahne canlandırmaları ve büyük boy fotoğraflarla anlatılmaktadır. Müzenin giriş alanı olan, Troas ve çevresini konu alan sirkülasyon bandında ise devam eden sergi katları öncesinde ziyaretçiye bir oryantasyon sağlamak amacıyla arkeoloji bilimi; arkeolojik ve arkeometrik tarihleme yöntemleri, “neolitik, kalkolitik, tunç çağı, demir çağı, höyük, restorasyon, konservasyon” gibi terimler şemalar, çizimler, metinler ve interaktif yöntemlerle aktarılmaktadır.

Eserler taş (mermer), heykel, lahit, yazıt, sunak, mil taşı, paleolitik balta ve kesiciler vb., pişmiş toprak seramikler, metal kaplar; altınlar, silahlar, sikkeler, kemik obje ve aletler, cam bilezikler, süs eşyaları, bardak, koku şişeleri, gözyaşı şişelerinden vb. oluşmaktadır. Müze bahçesinde, peyzaj ile birlikte taş eserler de, lahit, sütun, steller, sütun başlıkları vb. bütünlük oluşturacak şekilde sergilenmektedir.

Müzede ayrıca görsel grafik tasarımlarla birlikte diorama (anın veya hikâyenin ışık oyunlarının da yardımıyla üç boyutlu olarak modellenmesi) dokunmatik ekran ve animasyonlarla sergi ile anlatımları yapılmaktadır

“Çanakkale Arkeoloji Müzesi” içindeki tüm eserler taşınmış olup “Troya Müzesi” olarak; 18.03.2019 tarihinde Resmi olarak açılmıştır. Eski Binası Artık kapalıdır. “Çanakkale Müze Müdürlüğü” bu yeni adresinde hizmet vermektedir.

Kaynak: https://muze.gov.tr/muze-detay?SectionId=TRO01&DistId=TRO

Truva Antik Kenti

Truva Antik Kenti 800 405 Küçükkuyu Tanıtım Sitesi

Truva Antik Kenti

Truva, dünyadaki en ünlü antik kentlerden birisidir. Truva’da görülen 9 katman, kesintisiz olarak 3000 yıldan fazla bir zamanı göstermekte ve Anadolu, Ege ve Balkanların buluştuğu bu benzersiz coğrafyada yerleşmiş olan uygarlıkları izlememizi sağlamaktadır. Truva’daki en erken yerleşim katı M.Ö. 3000-2500 ile erken Bronz Çağı’na tarihlenmektedir. Daha sonra sürekli yerleşim gören Truva katmanları M.Ö. 85 – M.S. 8. yüzyıla tarihlenen Roma Dönemi ile sona ermektedir. Truva, bulunduğu coğrafi konum nedeniyle burada hüküm süren uygarlıkların diğer bölgelerle ticari ve kültürel bağlantıları açısından daima çok önemli bir rol üstlenmiştir. Truva ayrıca gösterdiği kesintisiz katmanlaşma ile Avrupa ve Ege’deki diğer arkeolojik alanlar için referans görevi görmektedir. İlk olarak 1871’de Heinrich Schliemann, daha sonra W. Dörpfeld, C.W Blegen tarafından kazılmış olan bu görkemli arkeolojik şehirde kazılar halen Tübingen Üniversitesi tarafından sürdürülmektedir.



Truva Antik Kenti Nerede? Harita Bilgisi

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 1998
Liste Sıra No: 849
Listeye Alınma Kriterleri: (II), (III), (VI)
Kategori: Kültürel

Truva Antik Kenti Fotoğrafları

Zeus Altarı

Zeus Altarı 900 599 Küçükkuyu Tanıtım Sitesi

Zeus Altarı

Adatepe Köyü’nün girişinden yaklaşık 10 – 15 dakika bir patika yolu yürüyerek Zeus Altarı’na ulaşabilirsiniz. Kazdağları’nın bol oksijenini ciğerlerinizde hissederek, kuş cıvıltaları ve böcek sesleriyle güzel bir yürüyüş yaptıktan sonra karşınıza çıkan manzara sizi büyüleyebilir. Edremit Körfezi, Ayvalık Adaları ve Midilli Adası manzarasına sahip olan Zeus Altarı mutlaka görmeniz gereken efsanevi bir yerdir.



Burayı efsanevi yapan şey işe şudur; Çok tanrılı uygarlıklarda çoğu zaman büyük beklentilerden önce ve önemli gelişmelerden sonra sunaklarda tanrılara adaklar adanır, teşekkür anlamında gelen hediyeler sunulurmuş. Bu çok tanrılı dinlerde tanrılar tanrısı olarak bilinen en güçlü tanrı Zeus… Zeus Altarı’nın ismi buradan geliyor. Efsaneye göre tanrıların tanrısı Zeus, büyük Truva Savaşı‘nı buradan, yani İda dağındaki Gargaros Tepesi‘nden izleyip yönetmiştir. Bölgede çalışma yapan araştırmacılar da bu yüksek, denize ve Edremit körfezine hakim bir tepe üzerine inşa edilen mekanın Zeus’a ait olduğunu düşünmektedirler.

Antik Çağ’da yaşamış İyonya’lı ozan Homeros, İlyada destanında şöyle diyor;

“Uçup giden tunç ayaklı, altın yeleli atların sırtında vardılar, canavarın anası, kaynağı bol İda‘ya, Gargaran’ daydı Zeus’un tapınağı, kokulu sunağı. İnsanları, tanrıların babası durdurdu, atları çözüp sürekli bir dumanla, koyu bir dumanla göz kamaştıran çalımıyla oturup dağın doruğuna, Troia’yı, Akalıların gemilerini süzdü.”

Dede Tepe üzerinde bulunan Zeus Altarı olarak tanımlanan alan, kaya kütlesinin işlenmesiyle oluşturulmuştur. Bu kaya kütlesine kayaya oyuk basamaklardan oluşan merdiven ile çıkılmaktadır. Sunak nişleri, oturma platformları ve içi oyularak oluşturulan sarnıç mekanı bulunmaktadır. Sunağın altında bulunan oda büyüklüğündeki, içinde su bulunan bu sarnıca Zeus Mağarası denmektedir. Antik sunağın hemen yanında Çanakkale Savaşları’na katılan Erdem Dede’nin yatırı bulunmaktadır.

Zeus Altarı Drone Çekimi

Zeus Altarı Fotoğrafları

Zeus Altarı’na Nasıl Gidilir? Zeus Altarı Nerede?

Küçükkuyu Halk Pazarı

Küçükkuyu Halk Pazarı 750 667 Küçükkuyu Tanıtım Sitesi

Halk Pazarı

Geleneksel Halk Pazarımızda meyve ve sebzelerin gerçek tadına varabileceğiniz gibi geleneksel Türk Pazarı bolluğu ve çeşitliliğini görebilirsiniz. El emeği ürünleri ve tamamen organik ürünlerin satışının yapıldığı Geleneksel Halk Pazarımız her hafta Cuma günü hizmet vermektedir. Koronavirüs (Covid-19) önlemleri kapsamında pazar girişlerinde Hes Kodu uygulaması yapılmaktadır.

Küçükkuyu pazarı hangi gün?

Küçükkuyu pazarı cuma günleri kurulmaktadır.



Sarıkız Tepesi

Sarıkız Tepesi 1024 680 Küçükkuyu Tanıtım Sitesi

Sarıkız Efsanesi

Kazdağlarında çok güzel bir kız yaşarmış ve adına da Sarıkız derlermiş, gel zaman git zaman Sarıkız’ın güzelliğini çekemeyenler onun hakkında kötü yola düştü diyerek dedikodu yaymaya başlamışlar ve onu lanetli ilan etmişler. Bunun üzerine babası da Sarıkız’ı alarak Kazdağının zirvesine bırakmış. Sarıkız dağda dolaşırken yanına bir kaz gelmiş ve ona birkaç yumurta vermiş. Sarıkız bunları saklamış ve bir süre sonra kaz yavruları yumurtalarından çıkıp büyümüşler. Günler günleri, aylar ayları kovalamış. Bir gün kar ve tipiden yolunu şaşıran iki yabancı Sarıkız’ın yaşadığı zirveye sığınmak zorunda kalmış. Sarıkız bu yabancıları kurtarmış, beslemiş ve sığınaklarına kavuşturmuş. Bu yabancılar dağdan indikten sonra köy halkına “Kaz dağlarında çok güzel, ermiş bir kız yaşıyor” demişler. Bu sözler Sarıkız’ın köyüne, anne ve babasına ulaşmış. Anne ve baba çocuklarına duyduğu özleme daha fazla dayanamayarak Sarıkız’ın yanına gitmişler. Sarıkız ile zirvede karşılaşan anne ve baba, Sarıkız ile sevgi ve hasretle kucaklaşmışlar. Bir ara baba kızından su istemiş, Sarıkız; “hemen şimdi” diyerek avuçları ile babasına su içirmiş, babası; “suyu nerden aldın?” deyince de “elimi uzattım, denizden aldım” demiş. Anne ve baba böylece kızlarının gerçekten ermiş olduklarını anlamışlar ve geri dönmüşler…



Sarıkız Fotoğrafları

Şahindere Kanyonu

Şahindere Kanyonu 1250 833 Küçükkuyu Tanıtım Sitesi

Şahindere Kanyonu

Kazdağı Milli Parkı içinde bulunan Altınoluk Şahin deresi kanyonu Kazdağlarından almış olduğu tertemiz, çam ve kekik kokulu havayı Edremit körfezine dağıtırken aynı zamanda denizden almış olduğu iyotlu, yosun kokulu havayı dağlara doğru taşımakta, doğal bir körük vazifesi görmektedir.



Kısaca  Şahinderesi kanyonu Edremit körfezinin bacası gibidir. Bu hava dolaşımından olmalı ki etrafı çeşitli endemik bitkilere ve yüzlerce farklı türde hayvanlara yaşam imkânı sunmaktadır. Kanyonun uzunluğu 26 km yüksekliği ise 600-700 metrelere kadar çıkmaktadır.

sahindere

Şahinderesi kanyonunu görmek için gelmek isteyen doğa severlere tavsiyemiz bu bölgede Alan Kılavuzu almadan gezmemeleridir. İzinsiz gezmek hem yasak, hemde oldukça tehlikeli olabilmektedir.

26 km uzunluğundaki kanyonu gezmek için Edremit Milli Parklar Mühendisliği ya da Zeytinli Kazdağı Milli Parkı Ön Tanıtım Bürosundan izin ve Alan Kılavuzu almak gerekmektedir.

Şahindere Kanyonu Fotoğraflar

Kazdağları

Kazdağları 900 600 Küçükkuyu Tanıtım Sitesi

Kazdağları

Kazdağları, oksijene doyuran tertemiz havası, yemyeşil çam ormanları, ırmakları, şelaleleri, endemik bitkileri, zeytin ağaçları ile eşi bulunmaz bir doğa harikasıdır. Kaz dağları ayrıca, binlerce yıllık mitolojik öykülere de ev sahipliği yapmıştır. Dünyadaki ilk güzellik yarışmasının Kazdağlarında yapıldığı, Truva savaşlarının bu bölgede cereyan ettiği, yıllardır dilden dile söylenerek, bu günlere kadar gelmiştir.



Kazdağları, vahşi doğanın vazgeçilmezleri olan sincapların, karacaların, tavşanların, domuzların, ayıların, tilkilerin, çakalların, kurtların ve tüm kuşların ev sahipliğini büyük bir cömertlikle üstlendiği gibi meraklıları için de bulunmaz bir trekking sahasıdır.İlginç ve harika doğal yapısı ve geniş olanakları ile gerçek bir Eko turizm bölgesi olan Kazdağlarında ayrıca çadır kurup, kuş sesleri ile uyuyup, kuş sesleri ile uyanabilirsiniz..

kazdaglari-header

Ormanlar, yaz ayların da sıcaklığı 5- 8 derece düşürür, kışın 1-3 derece yükseltir. Bir hektar çam ormanı 40 ton toz emer. 25 metrelik bir kayın ağacı saatte 1,5 kg oksijen üretir. 100 yaşındaki bir kayın ağacı, saatte 40 kişinin çıkardığı karbondioksiti yok eder, ayrıca 30 bin litre su çeker ve erozyonu önler. Bir aracın egzozundan çıkan gazlarla kirlenen havayı temizlemek için, yılda 17 ağacın ürettiği oksijene ihtiyaç vardır. Bu bakımdan Kazdağlarının eteklerindeki zeytin ağaçları, çam ağaçları, çınar ağaçları, meşe, kayın ağaçları Küçükkuyu ve bölge halkı için birer oksijen çadırıdır.

Eko turizmin Türkiye’deki öncü bölgelerinden birisi olan Küçükkuyu’da yorgunluk hissetmeniz imkansızdır. Yorucu bir gün geçirdikten sonra, 3 – 4 saatlik bir uykuyla kendinizi çok dinç ve genç hissedebilirsiniz. Öyle ki beldemizin bulunduğu bölge de oksijen oranı, Alplerden sonra dünya sıralamasında ikinci geliyor.

Kazdağları Fotoğrafları